| Fuar Sektöründen Haberler Veri Tabanımızdaki Haber Sayısı: 1673 |
HKF Fuarcılık Genel Müdürü ve UFİ Y.K.ÿyesi Bekir ÿakıcı: Fırsatları iyi değerlendirebilirsek uluslararası fuar endüstrisinde ilk beşi zorlayabiliriz |
Sayın Çakıcı, öncelikle Global Fuar Endüstrisi Birliği - UFİ Yönetim Kurulu üyeliğiniz için tarafınızı kutlarız. Konunun gelişim süreci hakkında okurlarımızı bilgilendirir misiniz? Teşekkür ederim. Bildiğiniz gibi UFİ’nin 8-11 Kasım 2006 tarihlerinde Pekin’de yapılan 73. Kongresi’nde Yeni Yönetim Kurulu, Dünya Yönetim Kurulu ve Başkanlar kurulu üyeleri seçildi. Türkiye bu seçime Avrupa kontenjanından girdi. Bunun dışında Amerika’dan, Uzak Doğu’dan, Afrika’dan olmak üzere kontenjanlar bulunuyor. Toplam olarak yönetim kuruluna dünyada 40 üye seçiliyor. Ve bu seçimlerde ben Türkiye’den adaylığımı koydum. Ancak bunu şöyle söyleyeyim seçimlerde kazanamama rağmen (ki mevcut üye ülke listeleme yönteminde bu pek olanaklı değil. Çünkü seçimlerde adayların isimleri ülke bazında alfabetik sıraya göre diziliyor. Bu durumda Türkiye’nin ismi çok altlarda kalıyor. 35 adayın sadece 15’i seçileceği bu seçimde delegeler ağırlıklı olarak listenin üst sıralarındaki ülkelerden gelişi güzel işaretleme yaptıkları için Türkiye, Ukrayna gibi ülkelerin adaylarının şansı azalıyor.) UFİ’nin şimdiki, geçmiş ve gelecek başkanlarından oluşan Troyka benim ismimi başkanın 5 tane kontenjanının içine dahil ederek Dünya Yönetim Kurulu’na ekledi. Bu tabi ekstra bir şeref oldu benim için. Listeye bakacak olursak gerçekten Türkiye’mizin bunların arasında yer alması çok önemli. UFİ Yönetim Kurulu’nda bildiğiniz gibi fuar endüstrisinin gelişimi ile ilgili önemli kararlar alınıyor. Bu kararlar alınırken artık Türkiye’den bir kişi de fuarcılık ilke ve prensiplerine riayet etmesi kaydıyla Türkiye’nin çıkarlarını kollayacaktır. Ben olaya böyle bakıyorum.
Konuyla ilgili detaylara girmeden önce UFİ ve faaliyetleri ile ilgili bilgi alabilir miyiz? UFİ 1925 senesinde Avrupa’dan 20 ülkenin bir araya gelmesi ile bir fuar endüstrisi sendikası olarak faaliyete başlamış. Sonradan kendileri bu sendikayı birliğe dönüştürmüşler. ÿu anda ise 73 ülkeden 326 üyesi olan bir birlik halini almış durumda. Fuar sektörünün Birleşmiş Milletleri yani. Üyeler arasında fuar organizatörleri, fuar alanları, dernekler, fuar tedarikçileri vb bulunuyor. Fuarlar da sertifika alıyorlar. Basitçe tarif edecek olursak ISO belgesi alıyorlar. TSE belgesi alıyorlar.
UFİ’ye üye olmak için gerekli koşullar ve UFİ’deki üyelik sınıfları neler? En önemlisi adayın UFİ’nin ön görmüş olduğu kurallarına uyan bir firma olması, sicilinin temiz olması, yaptığı fuarların nitelik ve nicelik olarak UFİ kriterlerine uygun olması gerekiyor. Gene bu fuarı hazırlarken UFİ’nin öngördüğü prosüdürleri de yerine getirmiş olması gerekiyor. Bir hafta öncesinden biz şu fuarı yaptık diye UFİ’ye giderseniz ciddiye bile almazlar sizi. Fuarın birinci duyurusu yapılır ikinci duyurusu yapılır. Girişler çıkışlar, ne kadar yerli ve yabancı var. Katalog yaptın mı, CD yaptın mı, entreporterın var mı. Bu gibi bazı şeyleri yerine getirdiğiniz takdirde UFİ’ye üye olabiliyorsunuz. UFİ’ye üye olmak zor bir şey değil. Önemli olan şirketin kendine ve kalitesine güvenmiş olması.
ÿu anda ülkemizde UFİ’ye kaç organizatör ve fuarımız üye bulunuyor? 8 firma. (CNR, HKF, ITF, İzfaş, Rotaforte, Türkel Fuarcılık, Tüyap, Yapı Endüstri Merkezi) ve 35 fuar. Bunlardan 3 tanesi HKF olarak bizim fuarlarımız. Yani Türkiye’nin %10’unu HKF Fuarcılık olarak bizim fuarlarımız oluşturuyor.
Mart ayında İstanbul’da gerçekleşecek olan UFİ Toplantıları hakkında bilgi alabilir miyiz? Biliyorsunuz UFİ’nin en önemli faaliyet başlıklarından birini, bir kısmı genel katılıma açık bir kısmı ise üyelerinin katılımı ile sınırlı olan peryodik seminer, toplantı ve workshoplar oluşturuyor. 5-10 Ocak tarihleri arasında Umman’nın Muscat kentinde düzenlenecek olan seminer genele açık seminerlere bir örnek olarak verilebilir. 14-15 Mart tarihleri arasında İstanbul’da 3 toplantı yapılacak: 10 Üye + Halef, Selef ve ÿimdiki Başkanların yer aldıkları 13 üyeden oluşan UFİ Executive Committee Toplantısı, 40+13=53 üyeden oluşan UFİ Dünya Yönetim Kurulu Toplantısı ve UFİ’nin Avrupa’daki tüm üyelerine açık olan UFİ Avrupa Bölge Toplantısı. Bu toplantılar sadece UFİ Yönetim Kurulu’nun ve Avrupa bölgesine ait üyelerin katılımı ile gerçekleşen yıllık bölgesel değerlendirme toplantısı sınıfına giriyor.
Toplantı içeriğinde hangi başlıklar yer alıyor? Toplantıların standart içeriği memuri çalışmalar. Bizim için esas önemli olan ise bu toplantılara paralel olarak gerçekleştirilecek olan faaliyetlerdir. Bu faaliyetlerin birincisi UFİ Yönetim Kurulu’nun basına yönelik olarak gerçekleştireceği bilgilendirme toplantısı olacak. Bu toplantıda UFİ’nin kuruluş amacı, faaliyetleri, kimlere açık olduğu vb anlatılacak. Buna ek olarak benim düşüncem iki günlük süre içinde uygun bir zamanda toplantıya katılacak delegasyon ile Türk Fuar Endüstrisi’nde faaliyet gösteren organizatörleri bir araya getirmek, onlara UFİ ve üyeliği hakkında bilgiler vermek. Ayrıca bu toplantılar UFİ’nin Türkiye’deki muhattap kuruluşlar ile olan temaslarının sıklaştırılması için de vesile olacak.
Toplantıların ulusal fuar endüstrisi için önemi üzerinde biraz daha duralım isterseniz. Birincisi tabi ki Türkiye’nin imajına yönelik katkısı. ÿimdi öncelikle şu listede görmüş olduğunuz kişilerin bir çoğu eşleriyle geliyor. Gördüğünüz gibi yönetim kurulu üyeleri Avrupa ile kısıtlı değil. Hong Kong burada, Rusya burada vb. Dünya Yönetim Kurulu’nda olduğundan o ülkelerdekiler de geliyor. Ayrıca Hollanda, Belçika, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Portekiz vs. tüm Avrupa ülkelerindeki üyelerden isteyenler bu toplantıya katılabiliyorlar. Biz de bir taşla iki kuş misali bu insanlar gelip de bu toplantıları yapıp dönmesinler hafta sonu biraz Sultanahmet, biraz Ayasofya yapabilsinler diye toplantıyı Perşembe ve Cuma’ya ayarladık. İsteyen Cumartesi Pazar’da otelde kalabilecek. Pazartesi günü de işlerine gidecekler. Bu da müthiş bir kaynaşma ortamını getirecek. Türkiye’yi tanımayan birçok fuar organizatörü bu seyahatinde İstanbul’la ilgili bir görüş sahibi olacak. Ayrıca uluslar arası fuar endüstrisi yatırımcılarının dikkatini Türkiye’ye çekeceğiz. Çünkü bugün Çin’e, Hindistan’a, Tayland’a, Rusya’ya 10 milyonlarca 100 milyonlarca yatırım yapıp fuar iş birlikleri yapan şirketler bu şirketler, başkaları değil. Örneğin uluslar arası yatırımcılar gelişen pazarların arasında Brezilya’yı göz bebeği ilan ettiler. Ve Brezilya’da yatırımlar yapıyorlar. Mesela Hollanda’nın Brezilya’da çok büyük yatırımları var. Ama bunu ezbere yapıyorlar. Hangi ülkeye yatırım yapsam, hangi hisse senetlerini alsam diye. İşte Türkiye’de de yatırım yap. O pazar büyüyor o pazar önemli. Fuarlar doğuya kayıyor. Türkiye batıyla doğunun köprüsü. Ama öyle bir şekilde bir fotoğraf vermemiz lazım ki sağlam, ayaklarının üzerinde duran bir imaj yapmamız lazım. Bunu yaptığımız takdirde küçük küçük de olsa Türkiye belki de tahminimizden daha kısa bir sürede uluslararası fuarcılık sektöründe daha iyi düzeylere gelebilir. ÿu anda bu bölünmüş haliyle bile endüstrinin büyüklüğü olarak istatiksel olarak 6. ya da 7. yiz. İlk 10’un içindeyiz. Neden ilk beşi zorlamayalım?
Uluslararası fuar endüstrisinin karar noktalarındaki kişilerin Türkiye fuar endüstrisine bakışını öğrenebilir miyiz? Türkiye’yi yakından takip ediyorlar. Ve bizim tahmin ettiğimizden daha da ciddi ve derin bir şekilde takip ediyorlar. Ancak Türkiye’nin sadece fuarcılıkta değil genel olarak istikrarlı olması onların daha çabuk ya da geç Türkiye’ye gelmeleri açısından önemli olacak. Yani bazı şartların uygun olması lazım. Ekonominin istikrarlı gitmesi lazım. Yatırımcılar olaya rasyonel olarak bakıyorlar. Yani her an tetikteler. ÿartlar uygun olduğu takdirde Türkiye’ye gelmeye Türkiye’ye yatırım yapmaya razılar. Bir takım da Türkiye ile kendilerini karşılaştırıyorlar. Ve onlarda bizi hiç çekemiyor.
Ulusal fuar sektöründe sık sık gündeme gelen konulardan bir tanesi sektördeki haksız rekabetin sektörün büyümesi gelişmesi bakımından olumsuz etkileri. Bu konu hakkında görüşünüzü alabilir miyiz? ÿimdi Türkiye’nin ayrı İstanbul’un ayrı bunu kentsel ayırmak lazım. ÿöyle söyleyeyim İstanbul’da öncelikle fevkalade bir fuar alanı sıkıntısı var. 5000 m2 nin üzerinde bir fuarınız varsa sadece iki alternatifiniz var. Fakat bu alanlar hem organizatör hem işletmeci olan firmaların elinde. Fakat doğal olarak o firma önce kendi fuarlarını kolluyor. Ondan sonra işte sıra size geliyor. Yer bulabiliyorsunuz. Fuarınızı yapabiliyorsunuz. Bu bir kere ticari anlamda pek sağlıklı değil. Mevcut sistemde bağımsız fuar organizatörlerinin gelişmesi engellenmiş oluyor. Sonuçta fuar endüstrisinde rekabet maliyetler ile ilgilidir. Fuarın bir maliyeti var. Ama alan sizin elinizde ise tabi çok daha farklı rakamlar sunabiliyorsunuz. Büyük balık küçük balığı yutar misali. Ayrıca ev sahibi kuruluş kiracısının başarılı bir fuarını yapmaya soyunabiliyor. Ve böylelikle de bir haksız rekabet oluşmuş oluyor. Bunun birçok örnekleri var. Bunun mahkemelere intikal eden güncel son zamanlarda olduğu gibi elimizde bir çok örneği var. Tabi ki fuar sektörünün gelişmesini önlüyor. İkinci bir trend de her şehirde bir fuar alanı olsun, her şehirde her fuar düzenlensin furyası. Halbuki her bölgenin kendi karakterine, endüstriyel ve ticari yapısına uygun birkaç fuar üzerinde uzmanlaşması gerekiyor. Mesela Karadeniz’in herhangi bir şehrinde fındık fuarı, tütün fuarı olmalıdır. Ama uluslararası ölçekte bir otomobil fuarı bir giyim kuşam fuarı ancak İstanbul da olabilir.. Çünkü sektör İstanbul da. Ama bir otelcilik ve turizm fuarı tabi ki Antalya’da olmalıdır. Yani böyle bir ekonominin ve ihtiyacın gerektirdiği bir bölüşüm olmalıdır.
Dernekler ve organizatörler arasındaki iş birliği veya rol dağılımı nasıl? Bakın dernekler, medya, fuar organizatörü, fuar alanı sahibi, bütün bunların armonik işbirliğinde en güzel fuar çıkar. Ama Türkiye’de maalesef kakafoni var senfoni yok. Çünkü bu işbirliğinde dengeler sağlıksız boyutlara vardı. Mesela dernekler biz bu fuarı desteklediğimiz takdirde bu fuar öne çıkar diyorlar, Sonunda bir sene o fuar ile ilgili A organizatörünü desteklerken diğer sene ufak beklentiler yüzünden B organizatörüne destek veriliyor. O eski fuar firması kendi yapmaya çalışıyor başarılı oluyor veya olmuyor ama derneğinde çıkarttığı ikinci bir fuar oluyor. İş karman çorman oluyor. Sektör bölünüyor. Bu nedenle bence derneklerle organizatörlerin fuarların başarısı için belirli etik kriterler çerçevesinde hareket etmeleri gerekiyor. Ortak tavır geliştirmeleri gerekiyor. Bu çerçevede derneklere verilecek % delerin de belli olması gerekiyor. Bunun için derneklerle bir araya gelip konuşarak bir anlaşmaya varılır. Girdiler çıktılar hesaplanır. Diğer ülkelere bakılır. %5, %10 gibi bir rakam saptanır. ÿu anda maalesef iş açık arttırmaya dönmüş durumda. Bu da herhangi bir fuarın bir yerden başka bir yere kaymasına ya da bölünmelere yol açıyor ki bunun en büyük zararını da ilgili sektör çekiyor.
Söyleşimizin bu noktasında Genel Müdürü olduğunuz HKF Fuarcılık’ın 2006 - 2007 sezonu performansını değerlendirelim isterseniz. HKF Fuarcılık olarak 2006 fuarlarımızı şükürler olsun UFİ kriterlerine ve UFİ rakamlarına uygun bir şekilde yapabildik. Ve çok başarılı geçti. 2007 senesinde dört fuarımız var. Bu fuarlarımızın birincisi çok orijinal. Dünyanın bir numaralı otobüs fuarı BUSWORLD INTERNATIONAL’ın Türkiye versiyonu olan BUSWORLD TURKEY. BUSWORLD 1971 yılından beri yapılıyor. İlk defa Belçika’da yapılmış. Otobüs teknolojisi ve sanayindeki herkesin bildiği bir fuar. Belçika’nın yanı sıra Çin’de, Hindistan’da ve Nijerya’da yapılan bir fuar. ÿimdi biz bu uluslarası zincirin Türkiye ayağı olduk. O da şöyle oldu. BUSWORLD’ün yönetimi Doğu Avrupa bölgesini genişletmeyi düşünüyordu. Ve Polonya ve Türkiye arasında gidip geliyorlardı. Sonuçta biz Türkiye olarak Polonya’dan daha güzel bir karne, daha güzel bir performans sağlayabileceğimizi gösterdik ve yatırımlarını Türkiye’ye yapma kararında yönlendirdik. Neticede BUSWORLD TURKEY Fuarının yapılmasına karar verildi ve biz de bunu bu yıl ilk kez olarak organize edeceğiz. Bunun yanı sıra artık geleneksel hale gelmiş FOTEG İSTANBUL, VİV TURKEY ve ANİMALİA İSTANBUL fuarlarımız var. Bunlar, UFİ Sertifikalı Uluslararası İhtisas Fuarları’mızdır. Gıda Teknolojileri Grup Fuarımız FOTEG İSTANBUL, bizim en büyük fuarımız ve amiral gemimizdir. ANİMALİA İSTANBUL Süt-Besi-Hayvancılık Teknolojileri Fuarımız hayvancılık sektörünün tek başına sergilendiği, UFİ sertifikalı ilk ve tek uluslararası ihtisas fuarı özelliğini taşımaktadır. Yine kanatlı sektörünün geleneksel fuarı olan ve Hollanda kökenli partnerimiz VNU Exhibitions Europe işbirliği ile organize ettiğimiz VİV TURKEY Uluslararası Tavukçuluk ve Teknolojileri fuarımız Avrupa, Çin, Tayland, Rusya ve Hindistan’da organize edilen ve global kanatlı sektörünün bir numaralı tavukçuluk fuarı olarak ün yapmıştır. Ayrıca VİV TURKEY, 2004 yılında 22. WPSA Dünya Bilimsel Tavukçuluk Kongresi Fuarı ve 2005 yılında 14. WVPC Dünya Veteriner Tavukçuluk Kongresi Fuarı sıfatıyla olmak üzere peşpeşe iki kez Dünya Kongresi Fuarı ünvanını almanın gururunu taşımaktadır.
Bu sorudan hareketle HKF Fuarcılık’ın fuarcılık anlayışını öğrenebilir miyiz? Biz az ve öz fuarları olan bir firmayız. Ana ilkemiz uluslararası ve Dünya standartlarında ihtisas fuarları yapmak. Bunu nasıl tescil edebilirsiniz. İşte en büyük merci olan UFİ’ ye üye olarak. Biz gerek şirket olarak gerek yaptığımız fuarların başarı performansı olarak UFİ kriterlerine, standartlarına uyan fuarlar yapıyoruz. Yaptığımız fuarın sadece ülkemizin değil çevre ülkelerdeki fuarcılık sektöründe de gözbebeği olmasına çalışıyoruz. Burada oldukça iddialıyız. Bir konuda sektörle anlaşıp sektörün kabul ettiği fuarcılık haline gelmek temel amacımız. Onun için az ama öz sayıda fuarlar yapıyoruz.
|




default style
all white
smooth blue
grey
orange