| Fuar Sektöründen Haberler Veri Tabanımızdaki Haber Sayısı: 1673 |
ADG Fuarcılık Genel Müdürü Hakan Adıgüzel; BLUEXPO Projesiyle Atatürk¿ün vasiyetini de yerine getirmiş olacağız |
Hakan Bey ADG Fuarcılık olarak 2006 yılında gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında yoğun bir fuar programı gerçekleştirdiniz. Söyleşimizin başında kapatmakta olduğunuz yılın bir değerlendirmesini alabilir miyiz? Biliyorsunuz ADG Fuarcılık olarak 10. faaliyet yılımızı kutluyoruz. 2006 yılında æ#65533;stanbul’da 3, Anadolu’da ise Samsun’la birlikte 5 fuar organizasyonu gerçekleştirdik. Dolayısı ile yurtiçinde organizasyon sayımız 8’e ulaştı. Yurtdışında ise mili katılım fuarları düzenleme yetki belgesine sahip 22 kuruluştan biriyiz. Bu kapsamda 2006 yılında yurtdışında 6 fuar organizasyonu gerçekleştirdik.
ADG Fuarcılık son beş yıl içinde son derece hızlı bir atılım içerisinde görülüyor. Ve her yıl yeni projelerle karşımıza çıkıyor. 2007 yılı fuar portföyünüzü öğrenebilir miyiz? Bu yılda yeni projeleri ele alacak mısınız? 2007 fuar takviminde ADG olarak yurt dışında 12 ülkede 18 fuar organizasyonu planladık. 10. yılımızda en büyük projemiz olan BLUEXPO’yu da hayata geçiriyoruz. Yurt içinde başta æ#65533;stanbul olmak üzere ülke genelinde 8 fuar organizasyonu gerçekleştirilecektir. ADG kurulduğu ilk yıldan beri yıllık hedeflerine adım adım ulaşıp, 10. yılında sektörde olmayı hedeflediği noktaya başarı ile ulaşmıştır.
Her kuruluşun, firmanın kendine has nitelikleri mevcuttur. Bu gözle baktığınızda ADG Fuarcılık’ ı farklılaştıran faktörleri ve değerleri nasıl tarif edebilirsiniz? ADG Fuarcılık’ ı başka firmalardan ayıran en önemli özelliği rekabet koşullarını lehine çevirme kabiliyetidir. Ayrıca tüm ADG çalışnalrının ve yöneticilerinin Benlik Dürtüsü oldukça gelişmiştir. Bunlar bizim en farklı ve en önemli özelliklerimizi yansıtıyor. Birçok kuruluşun düşünmediği ya da düşünse de uygulamaya cesaret edemediği projeleri hayata geçiriyoruz. Herkesin fuar yaptığı konularda ve mekanlarda değil daha farklı alanlarda fuarlar yaparak rekabet koşullarını lehimize çeviriyoruz. Dolayısıyla ADG Fuarcılık bu özelliğiyle ön plana çıkıyor. Benlik dürtülerimiz çok güçlü. Başarılı geçmişimiz arkasında ADG çalışanlarının iş başarma istek ve arzularının oluşturduğu motivasyon gücü yatmaktadır. Hem yurtiçinde hem yurtdışında birçok firmaya göre, ürettiğimiz farklılık yaratan projelerle rekabetten olumsuz etkilenmiyoruz. Çok ilginç bir anekdot. Yurtdışı Fuar Organizatörleri Derneği’ne 2007 yılı için bizim müracaatımız 20 fuar idi. BLUEXPO hariç. Bunun 8’inin diğer fuar firmalarının talepleri ile çakıştığını gördük. Bunun üzerine 8 fuar müracatını geri çektik. Mevcut rekabet koşullarının fuarcılık sektörüne zarar verdiğini düşünüyorum. Rekabet ancak fuar düzenleyen işletmelere, fuar düzenlenen sektörlere ve ülke çıkarlarına katkı sağladı durumda faydalıdır. Ancak aynı konulu fuarların düzenlendiği bir ülkede halen 200 milyon dolar gibi dar bir çerçevede değerlendirilen sektör büyüklüğüyle nereye kadar gidebilirsiniz bu tartışılır. Biz bu rekabet koşullarının dışında kalmayı tercih ediyoruz. Farklı projeler geliştirerek, diğer projelere zarar vermeden kendi projelerimizi hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Bu sebeple de sektörde birçok ilkin sahibiyiz. Daha önceden fuar düzenlenmeyene sektörleri ele alıyoruz. Örneğin kuru meyve ve kuru yemiş sektörlerinde fuar olur mu diye tartışılırken, Dünyada ilgili sektördeki tek fuarı başarı ile organize edebiliyoruz. Türkiye’nin 3 milyar dolarlık bir hacme ulaşmış bir sektörünü işleyerek Dünyadaki gelişimine katkı sağlıyoruz. ADG Fuarcılık’ın diğer önemli bir özelliği de sunmuş olduğu hizmet çeşitliliğidir. Yurtiçinde hem æ#65533;stanbul’da hem Anadolu’da fuarlar düzenliyoruz. Hiç fuar düzenlenmemiş kentlerde fuarcılık faaliyetlerini yürüterek o kentlerin fuar kenti olmasında etken oluyoruz. Trabzon örneğinde olduğu gibi. Trabzon’u iki fuar alanının bulunduğu ve yılda 15’in üzerinde fuar organizasyonunun gerçekleştiği bir fuar merkezi haline dönüştürmenin gururunu yaşıyoruz. Ayrıca yurtdışında Dış Ticaret Müsteşarlığından alınan yurt dışı fuar düzenleme yetki belgesi ile Milli Katılım Organizasyonları gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla ADG fuarcılık yurt içinde ve yurt dışında fuar düzenleyen fuar alanı işletmeciliği yapan ülkemizde az sayıdaki fuar işletmesinden biridir. ADG 10. yılında 60’tan fazla çalışanı ve toplam 26 fuar organizasyonu ile ülkemizin önemli fuar işletmelerinden biri haline gelmiştir.
Siz her sektörde de fuar yapmıyorsunuz. æ#65533;u an hangi sektörlere odaklandınız? Yurtdışında önceliğimiz YAPI - TARIM sektörleridir. Yurtdışında tarım fuarları konusunda uzmanlaşan tek kuruluşuz . ADG, özellikle tarım konusunda departman kuran, yurtiçinde uluslararası bir tarım fuarı yapan, yurtdışında tarım sektöründe 6 Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştiren tek firmadır. Bir de önemle işlediğimiz ve iyi bir portföye sahip olduğumuz yapı sektörü var. Ayrıca Anadolu’da çeştili sektörlerde fuarlar düzenlemekteyiz. Bilişim, Gıda, Mobilya, Otomotiv sektörlerinde de fuarlar düzenlemekteyiz. Otomotiv distribütörleri Derneği’nin en çok destek verdiği işletmelerden biriyiz. 2007 yılında Otomotiv Distribitörleri Derneği ile birlikte Trabzon ve Samsun’dan sonra Kayseri’de de fuar düzenleyeceğiz. Bunun dışında æ#65533;stanbul’da kuru meyve ve kuruyemiş sektörüyle EXPONUT Fuarı’nı organize ediyoruz. Uluslararası tarım potansiyelini değerlendirmek adına yine yurtiçinde AGROæ#65533;STANBUL Fuarı’yla æ#65533;stanbul’da tarımı ele alıyoruz. Ve yine yeni bir uzmanlık alanı oluşturarak EUROCITY fuarı ile belediyecilik konusunda bir fuar çalışması ortaya koyduk. Bu projeyi de çok daha kısa bir sürede üst seviyelere taşımayı hedefliyoruz. Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında 2010 yılı için planladığımız fuar projelerimiz var. Ve onların çalışmalarına başladık. Bu da bir ilktir herhalde. Kültür ve sanat konseptinin işleneceği ülkemizin kültür zenginliğini ortaya koyacak bir proje olacak. Bu projenin çalışmaları başladı. 2010 yılında gerçekleşecek etkinliklerle birlikte bu organizasyon da büyük ses getircektir.
æ#65533;sterseniz söyleşimizin bu noktasında BLUEXPO’ya geçelim. BLUEXPO projesini ve bu projenin çıkış noktasını okurlarımızla paylaşır mısınız? BLUEXPO projesinin başlangıcı 1926 yılına dayanır. Tabi bunu BLUEXPO olarak değerlendirmeyelim yüzen sergi projesi olarak değerlendirdiğimizde bunun başlangıcı 1926’ya dayanır. Büyük önder Atatürk’ün vizyonuyla şekillenmiş bu proje verimliliği açısından ele alındığında çok büyük başarılarla doludur. æ#65533;lk olarak Atatürk’ün ortaya koyduğu bu projeyi 1964-1969 yılları arasında Japonlar, 1982 yılında æ#65533;skandinav ülkeleri başarı ile gerçekleştirmişlerdir. 2005 yılında Almanlar Einstein adı altında projeyi nehir üzerinde devam ettirmişlerdir. 2006 yılında Amerikalılar bir fuar gemisi inşa etmiş ve ilk sergiyi 2007 Haziran olarak planlamışlardır. Biz genellikle ADG olarak ilkleri gerçekleştiren bir işletmeyiz ama burada ilki değil güzel bir organizasyonun devamını gerçekleştiriyoruz.
1926 yılında Atatürk’ün önderliğinde 16 limanda 86 gün süren bu organizasyon sonrasında Avrupa’da Türk imajı zirveye taşınmıştır. Organizasyon bünyesinde modern Türk kadını imajından, folklorumuz, sanatımız, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na kadar herşey çok detaylı planlanmıştı. Sergilenecek çok fazla ürün yoktu. Öyle bir imaj sergilendi ki ürün sergilenmesinin dışında. Yeni, çağdaş Türkiye imajının tohumları bu projeyle atılmıştır. æ#65533;spanya’dan æ#65533;skandinav Ülkelerine kadar 12 Avrupa Ülkesinin 16 limanı ziyaret ediliyor. Atatürk bu organizasyonu tamamladıktan sonra elde ettiği başarıyı sürekli kılmak adına yeni bir proje ortaya koyuyor. æ#65533;kinci projeyi Karadeniz için planlıyor. Ve o dönemin en önemli limanlarını tercih ediyor. Belirlenen bu dört liman ve bizim ilkini gerçekleştireceğimiz Bluexpo kapsamındaki 6 limanın dördüdür. Atatürk’ün bu projesi hayata geçemiyor. Bizler bu projeyi hayata geçirerek Atatürk’ün bir vasiyetini de yerine getirmiş olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün böyle bir düşünceyi ortaya koyabilirsiniz. Ama bunu 1926 yılında 80 yıl önce düşünmek büyük bir liderlik örneğidir. æ#65533;şte Atatürk’ün ikinci projesini biz bir vasiyet olarak alıp hayata geçiriyoruz. Tabi proje BLUEXPO projesi. Mavi sergi olarak adlandırdığımız bu yüzen sergi projesi sadece bir sektörde uygulanmayacak. Biz bu projeyi dünyanın birçok bölgesinde suların ulaştığı her yer de projeyi gerçekleştirmeyi planlıyoruz.
BLUEXPO tek bir rota ve sektöre yönelik olarak mı tasarlanıyor? Farklı rotalarda ve sektörlerde de düzenlenmesi konusunda da çalışmalarınız bulunuyor mu?
Proje birçok rota ve alternatif sektörler de planlanmış durumda. Biz şu anda projelerimizin ilkini lanse edip ilkinin detaylarını ortaya koyarken ikinci üçüncü beşinci projelerimizi dış ticaret politikalarımız çerçevesinde AR-GE’ miz de planlanmış durumdayız. Bunları yavaş yavaş Dış Ticaret Müsteşarlığı’ mızla paylaşıyoruz. Bunlardan bir kaçını sizinle de paylaşayım. Bir Güney Afrika Projemiz var. Yine Karadeniz’de alternatif sektörlerde ürettiğimiz projelerimiz var. Avrupa ülkelerini hedef alan bir projemiz olacak. Bütün bunları arka arkaya koyduğumuz zaman da şu anda BLUEXPO adına bir 10 yıl dolu gözüküyor. Dolayısıyla ADG, yurtdışı fuarcılığını bu verimli projeyle şekillendiren bir noktaya doğru gidiyor.
BLUEXPO zincirinin ilk halkası hangi sektörleri ve hangi limanları kapsıyor? æ#65533;lk rotamız Karadeniz ilk sektörümüz ise otel ve restoran ekipmanları. Neden otel ve restoran ekipmanları denebilir ilk bakışta. Biz rotayı ve sektörü ciddi bir araştırma sonrası ortaya koyuyoruz. Zaten rotayı belirlediğinizde liman kentlerini seçtiğinizde sizin o bölgeye satabileceğiniz ürünler ve o bölgenin kaldırabileceği potansiyel sektör kendini belli ediyor. Varna, Köstence, Odessa, Soçi, Batum. Bunların tamamının ortak bir özelliği var. Hepsi kendi ülkesinin turizm merkezi, turizm kenti. Mesela Antalya denince Türkiye’nin turizm kenti imajı gelir. Bu Romanya’da Köstence, Bulgaristan’da ise Varna için geçerli. Dolayısıyla biz turizm ile ilgili bir iş yapmak zorundayız. Bulunduğunuz ve sergi yaptığınız liman kenti sizin alıcılarınızın en yoğunlukta olduğu kent. Tabi böyle bir organizasyonda hedef sadece liman kentindeki alıcı olmamalı. Bu küçük bir hedef kalır. Dolayısıyla kentleri seçerken liman kentlerinin potansiyeline göre en yüksek güç oluşturan sektörü öncelikli tespit ediyoruz ki bu bahsettiğimiz liman kentlerinde de otel restaurant ekipmanlarını tercih ettik. Yine bu sektörlerde Türkiye’de çok ciddi bir üretim söz konusu. Bunun nedeni ise Türkiye’nin turizm sektöründeki gelişmişlik düzeyi. Türkiye’deki turizm sektörü dünyada kalite ve fiyat anlamında çok ön sıralarda. Ve biz bu sektörün hedeflediğimiz komşu ülkelerde pazar payını arttırmak istiyoruz. Bu projenin de ticari anlamda ortaya konulmasındaki en büyük amaç budur.
BLUEEXPO ile ilgili şu ana kadar yapılan çalışmaları öğrenebilir miyiz? Proje hangi aşamada? Yaklaşık üç yıldır BLUEXPO’nun ilk projesi olan BLACKSEA EQHO projesinde çalışıyoruz. Ve sadece bu iş için 40 kişilik kendi içlerinde departmanlara ayrılmış uzman bir kadro çalışıyor. Takdir edersiniz ki üç yıllık bir çalışma 40 kişilik bir ekip. Çok ciddi bir maliyet doğuruyor. Biz geleceği düşünerek hareket ediyoruz. Bizim için gelecek çok önemli. æ#65533;lk projede çok daha fazla çalışarak başarıya odaklanmış bir proje ortaya koyuyoruz.
Biz bugüne kadar özellikle fuar düzenleyeceğimiz liman kentlerinde geniş çalışmalar yaptık. Her işin uzmanını danışman olarak bünyemize kattık. Denizcilik konusunda ülkemizin önde gelen firmalarından olan K sunrise bizim denizcilik konusundaki danışmanlık firmamız. Organizasyonda görev alan çalışan sayısını değerlendirdiğinizde danışmanlar ve partner kurum ve kuruluşlar ile birlikte 200’ü aşan bir sayıya ulaşıyoruz. Bu kadar ciddi bir iş ve beyin gücü var bu organizasyonda. Proje fuar katılımcısı için gümrükleme, konaklama, ulaşım ve nakliye gibi temel dört sorunu ortadan kaldırıyor. Bir diğer avantajı ki çok önemli. Bir ülkede bir fuar en iyi ihtimalle bir firmanın bir haftasını alıyor. 6 ülkede 6 fuar 6 haftayı alır. Biz bu süreyi iki haftaya indiriyoruz. Yurtdışı ziyaretlerimizde özellikle fikirlerini almak üzere Türk Büyükelçilikleriyle, Ticaret Ateşeleriyle ve ilgili ülkenin ekonomi bakanlığından o liman kentinde görevli liman başkanından, gümrük müdüründen, askeri sorumlularına kadar belediye başkanlarından valilere kadar her limanda ilgili kişilerle görüşülüp destekleri alındı. Her ülkede bu çalışmayı yaptık. Her ülkede partnerlerimizi belirledik ve bu yurtdışı seyahatlerinin bir çoğunu bizzat ben yönettim. Yurt dışında aynı alanda görevli iki yöneticiyle konuşuyorsunuz biri sorun oluyor. Dolayısıyla biz bu işin çözümünü hepsini bir araya getirerek sağladık. Ve toplantılarda liman bölge müdüründen yat liman işletmeciliğine, ilgili müdürlerden, askeri sorumlulara kadar hepsini bir araya getirdik. Kendi birimlerimizi de aldık yanımıza. Herkes bir aradayken konuşulup her şey hallediliyor. Bu işi böyle çözdük ve her ülkede de aynı çalışmayı yaptık. Tüm bu çalışmaları bu üç yıllık süreç içerisinde tamamlandı.
Geminin rotası ve duracağı limanlardaki etkinlikler hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz? Rotamızı şöyle belirledik. Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya, Gürcistan saat yönünde dönerek Trabzon’a geliyoruz. Trabzon arada niçin var? Karadeniz’den bu ülkelere ihracat yapan çok önemli iş adamlarımız var. Ve bunların ihracat hacimleri çok önemli rakamlara ulaştı. Burası biraz daha ara istasyon konumunda. Buradaki bir günlük sergimiz oradaki ihracatçılarla buluşulmasında büyük fayda getirecek. Ayrıca Trabzon æ#65533;stanbul arası gemi ile ulaşım 34 saat. Buradaki 34 saatlik yolculuğu yapmak istemeyen katılımcılarımıza uçak ile ulaşım imkanı sağlanacaktır.
BLACKSEAE’nin programını özetler misiniz? 2 Haziran’da æ#65533;stanbul’da Saray Burnu’nda açılışımızı yapacağız. Ülkemizdeki önemli isimlerin ve Karadeniz Ekonomik æ#65533;ş Konseyi üyesi ülkelerin Ticaret Bakanlarının katıldığı bir açılış olacak. 3’ünde tüm hazırlıklar ve resmi prosedürler tamamlanıyor. Ve ilk hedefimiz Bulgaristan Varna. Hareket tarihinden bir hafta önce katılımcılara yönelik bir eğitim programımız olacak. Ancak bu programa katılamayacak iş adamlarımızın olduğunu düşünerek seyahat esnasında da gittiğimiz ülke hakkında bilgilendirme toplantılarımız yapılacak. æ#65533;lk gün saat 13.00’da sergimizi açıyoruz. Saat 14.00’da da resmi açılış törenimizi yapıyoruz. Saat 15.30’da Bulgaristan Dış Ticaret toplantısı var. Her ülkede özel bir açılış programı söz konusu. Türkiye’den her ülkeye bir Carter seferimiz olacak. Türkiye’den açılışa katılmak isteyecek kişiler bu Carter ile ilgili ülkeye ulaşabilecek. Her ülkede Dış Ticaret Toplantısı organize ediyoruz. Akşam yemeğinden sonra saat 21.30’da önemli bir etkinlik var. Bakın ticaretin kapılarını dostluk ilişkileri açıyor. Dolayısıyla dostluk ve kültürel bağlarının güçlenmesi ile ticaretimizi ivmelendirmeyi amaçlıyoruz. Bu maksatla gittiğimizin ülkelerin her birinde dostluk gecesi etkinliğini planladık. æ#65533;ki saatlik bir organizasyon söz konusu. Bunun bir saatini biz kullanıyoruz bir saatini de karşı ülke kullanıyor. Bizler bir saatlik dilimde Anadolu Ateşi ile bir gösteri yapıyoruz ve onlarında iyi bir ekibinin gösterisini izleyeceğiz. Ertesi gün saat 10.00 itibariyle ziyaret başlıyor. Akşam 19.30 itibariyle diğer ülkeye gitmek için limandan ayrılıyoruz. Bu program bütün liman kentleri için sürüyor.
Her fuar için gemi seçiminde hangi kriterleri dikkate alıyorsunuz? Bir kere bizim bir ön yargımız var. Biz bir Türk fuarı yapıyoruz. O sebeple Türk bayraklı bir gemi tercih ediyoruz. Türk bayraklı gemiler içindeki en iyi gemi. æ#65533;mkanları alt yapısı en gelişmiş gemi. Tadilatı çok yeni yapılmış ve çok özenle hazırlanmış son derece konforlu bir gemi. Deniz line firmasına ait Samsun Gemisi. Bu önceden denizcilik işletmelerinde bulunan bir gemiydi. Özelleştirilince büyük bir konsorsiyum tarafından alındı. Çok ciddi rakamlar harcanarak ülkemizin sahip olduğu en iyi gemi haline getirildi. Geminin içerisinde restauranlarından, barından, diskosundan, sinemasından, havuzundan, fitness salonuna kadar birçok imkanlar mevcut. Özellikle kamaraların konforu çok yüksek. Yeni ve lüks mobilyalarla donatılmış son derece güzel ve güvenli bir gemi. Tabi Türk bayraklı böyle bir geminin olması bizim için büyük bir şans. Yerleşim alanı olarak gemi garaj bölümünde ana sergileme alanı oluşturulmuştur. 1500 metrekareye yakın bir sergileme olacak. Stand büyüklükleri 12 ve 12’nin katları şeklinde. Ve biz ortalamada 24 m2 lerde bir satışın olacağını düşünüyoruz. 7 adet özel büyüklükte stand var. Amacımız firma sayısını yüksek tutarak sinerjiyi arttırmak. Etkiyi arttırmak. Havuz etrafında da bir sergileme alanımız olacak. Ve kokteyl alanımızda burada olacağı için park bahçe mobilyaları, havuz ekipmanalrı satan firmaları bu alanda da konumlandıracağız. Gemiyi dekore ederken yer döşemesinden tavan döşemesine, standların tasarımına, estetiğe görselliğe ve forksiyonelliğe özen gösterdik. Bütçemizin önemli bir kısmını da burada değerlendirdik. Hep imaj kalite diyoruz işte o kaliteyi bu sergi alanında oluşturduk. Gemimiz limanda nereye, nasıl yanaşacak? Hangi kapak açılacak? Ziyaretçi nereden girecek? Kaydı nerede alınacak? gibi detaylara kadar bütün çalışmalar yapıldı. Dostluk gecesi etkinliğimiz hangi salonda gerçekleşecek? Sahneye nereden çıkacaklar, nerede hazırlanacaklara kadar hepsi hesaplandı. Artık şimdi demir alma zamanı. Biz de demir alacağımız 3 Haziran gününün akşamını bekliyoruz.
Gemide fuar için ayrılan sergileme alanı net metrekare ne kadar? Sergileme alanı 1770 m2. Kapalı alanda bir sergi imkanımız var. 780 m2 de açık alanda sergileme imkanımız var. 2550 m2 civarında bir sergileme alanımız var. æ#65533;unu da ekleyeyim. Biz BLUEXPO projesine ilk başladığımızda bu konuya ciddi bir yatırım yapma kararı aldık. Ve başlangıcında bir gemi satın alıp tadilatını yapıp bir fuar gemisi oluşturmayı planladık. Ben uzunca bir süre Danimarka’da incelemeler yaptım. Nihayetinde nasıl bir gemi alacağımızı aşağı yukarı analiz etme şansımız oldu. Fakat şunu gördük. æ#65533;lk organizasyonu hayata geçirmeden sizin ihtiyacınızı net bir şekilde ortaya koyacak geminin ne olacağını belirleyemiyorsunuz. Dolayısıyla biz ilk projeyi kiralık bir gemiyle çözüp sonrasında gemi satın almayı ve gerekli tadilatı uygulamayı daha doğru bir tercih olarak gördüğümüzden bunu erteledik. ilk projenin başarısıyla yine Türkiye’nin bir fuar gemisi kazanmasını sağlayacak yatırıma hazırız.
BLUEXPO’nun katılımcı ve ziyaretçi profili konusunda detaylı bilgi alabilir miyiz? Bu organizasyonla farklı bir sergileme yaparak Türk ürünlerini ve Türk imajını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Herkes bugün Rusya’da Ukrayna’da fuar yapıyor. Birçok ülkenin Milli Katılımı söz konusu ancak Bluexpo Türkiye’nin Dünya markalarını bir araya getiriyor. Türkiye’nin farklı bir organizasyon yapma yeteneğini ortaya koyuyor. Güçlü firmalarla hareket etmeyi daha uygun bulduk. Gittiğimiz ülkelerde maalesef hak ettiğimiz imaj seviyesinde değiliz. Hem ürün kalitesiyle hem fiyat avantajıyla çok daha iyisini hak ediyoruz. Bu projeyle bu imajı biraz daha üst seviyelere taşımak istiyoruz. Bu sektörde irili ufaklı 7700 firmanın hizmet verdiğini belirledik. Bunların arasında bizim imajımızı yükseltebilecek kalitede olan 300 firmayı tespit ettik. Bu 300 firmadan 100 katılımcı hedefliyoruz. Yaptığımız ön görüşmelerde de bu 100 rakamına ulaşabileceğimizi gördük. Katılımcı profilini Mutfak ve yemek endüstrisi donanımları, çamaşırhane temizlik ve bakım ekipmanları, oda banyo ekipmanları, mobilya ve dekorasyon, plaj bahçe mobilyaları, halı yer ve duvar kaplamaları, tekstil ürünleri, tv görüntü sistemleri, elektrik elektronik ürünler, kongre toplantı salonları sistemleri, spor rekreasyon ekipmanları, havuz sauna donanımları, yön levhaları, işaret panoları, yapı ürünleri sektörleri oluşturmaktadır. Bluexponun en iddialı yönü projenin başarısını garanti kılan ziyaretçi çalışmasıdır. Bugüne kadar rastlanmamış yeni bir çalışmaya bu projeyle imza atıyoruz. Organizasyon başlamadan iki ay önce fuarı kimlerin ziyaret edeceğini katılımcılarımıza listeler halinde veriyoruz. Bu çalışmada özellikle yurtdışındaki ziyaretçi çalışmalarıyla isim yapmış bir firmayla birlikte çalışıyoruz. Onların kurmuş olduğu ekip ve onların tecrübesinden faydalanıyoruz. Yurtdışında hizmet veren istatistik kurumları bizim başlangıç noktamızı oluşturuyorlar. Takdir edersiniz ki otel ekipmanları sektöründe faaliyet gösteren iş adamlarını işletmeleri kendi ülkelerindeki kaynaklarla yakalamaya çalışırsanız başarıya ulaşmanız güçleşir. Biz de bu bilgileri ortaya koyan istatistik kuruluşlarından ilgili verileri satın alarak temeli oluşturmuş olduk. Örneğin sadece Bulgaristan’la ilgili 10 bin civarında kayıt temin ettik. Bunları teker teker inceliyoruz. Yetkililerini adres ve telefon gibi en ince ayrıntısına kadar inceleyip teyit ediyoruz. Çalışmalarımız sonunda 6 limanda 5 ülkede ulaştığımız veri sayısı 21 bin. Ocak ayı itibariyle yeni bir çalışma başlatıyoruz. Hedeflediğimiz ülkelerde ulusal tanıtım hedefliyoruz. Sektörle ilgili yayınlarda, birlik yayınlarında, derneklerin yayınlarında veya ulusal medya kuruluşlarını kullanarak tanıtımlarımızı gerçekleştireceğiz. BULEXPO ziyaretçisi olmak isteyen iş adamlarının, www.bluexpo.com adresine girerek kayıt yaptırmaları gerekecek. Bu Rusça, æ#65533;ngilizce, Türkçe hazırlanmış bir site. Orada ziyaretçi başvuru formu var. æ#65533;lgili kaydı ziyaretçi departmanımız inceliyor. Uygundur diyorsak onu ziyaretçi listemize dahil ediyoruz. Mart ayına kadar bu çalışma devam edecek. Ve bizim Mart ayında ziyaretçi sayımız 35 binlere ulaşacak. Her limanda 2.000 ziyaretçi hedefliyoruz. Belki bu 2000 kişiden bir firmayla 50 kişi ilgilenecek belki 100 kişi ilgilenecek ama fuar sonrasında herkesin tatmin olacağı sayıya ulaşacağını biliyoruz. Ve her ülkede bizim bu ziyaretçi çalışmasını yürütecek bir partner firmamız var. Bu firmalar onlara verdiğimiz listelerdeki firma yetkililerine ulaşmakla görevli. Bilgi güncelliyorlar, fuarla ilgili bilgi veriyorlar, fuarı ziyaret etmeleri için ikna etmeye çalışıyorlar. Ziyaret edeceğiz diyenleri bize bildiriyorlar. Mart ayına kadar bir ziyaretçi kiti oluşturularak iş adamalarına ulaştırılacaktır. Gemiye daha kolay giriş çıkışı sağlamak için barkodlu yaka kartları ilgili ziyaretçilere ulaştırılacaktır. Barkod kullandığımız için hem liman sorumlusu hem de ADG yetkilisi bilgisayar başında oturup kimin girdiğini ve çıktığını anında görebilecekler. Bir de katılımcılara onları ziyaret edebilecek iş adamlarının listesini veriyoruz. Toplamda 12 bin ziyaretçi hedefliyoruz. Bunlar æ#65533;thalatçı ve toptancılar, sektörel birlik ve dernek yöneticileri, turizm yatırımcıları, otel birlikleri, otel-motel-tatil köyü-bar-restaurant işletmecilileri, kurumsal alıcılar yani belediyeler üniversiteler yüksek okullar hastaneler sağlık merkezleri vb. Tabi gelecek ziyaretçileri sadece gideceğimiz liman kentlerinden gelecekler olarak düşünmediğimiz için diğer kentlerden gelecek olan iş adamları için servisler koyduk. Mesela biz Soçi’de fuar yapıyoruz ama Moskova’dan uçak kaldırıyoruz. Ve carter uçaklarının masraflarını biz karşılıyoruz. Tabi ki kimlerin o uçağa bineceğini de biz belirliyoruz. Bunun dışında karadan servis hizmetimiz de var. Mesela Moldovya’dan Odessa’ya otobüs kaldırıyoruz. Çünkü 174 km’lik bir yol var. Otobüsle oradan heyet getiriyoruz. Romanya’da tren organizasyonu yaptık. Çünkü Bükreş’ten Köstence’ye iki saatlik bir tren yolculuğu mesafesi var. Yani organizasyonu bu çalışmayla ülke geneline yaymış olduk.
Ulusal fuar sektörünün yeni kuşak temsilcilerinden biri olarak sektörün mevcut durumunu ve gelişimini değerlendirir misiniz? Tabi rakamlarla Türk Fuarcılık Sektörü ortaya konulduğunda birçok kişinin bu rakamlar karşısında şaşkınlığını ifade ettiğini görüyorum. Fuar firmalarının imajı bulundukları konumdan daha yüksekte görülüyor. Bunu rakamlarla ortaya koyduğunuzda böyle bir potansiyelin olmadığını çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. Burada sektörel bir analiz ve buna bağlı olarak sektörel planlamanın eksik olduğu görülmektedir. Bugün 200 milyon dolarlık toplam potansiyeli konuşuyorsak, bu kadar stratejik konuma sahip bir ülke olmamıza rağmen bir fuar ülkesi olamamışsak ve her yıl sektördeki büyüme hızı düşüyorsa tehlike sinyalleri bir an önce algılanmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. æ#65533;lk olarak Türkiye fuarcılık sektörü analiz edilmeli ve sektörün reel istatistik bilgileri ortaya koyulmalıdır. Daha sonra kısa, orta ve uzun vadeli planlar oluşturulmalıdır. Bu planlar yurt içi ve yurt dışı fuarcılık çalışmaları için ayrı ayrı ele alınmalıdır. Bu çalışmaları yurt içi kapsamında TOBB yurt dışı kapsamında DTM yönetmelidir. TOBB kendi bünyesinde oluşturduğu fuarcılık meclisini, DTM ise yurt dışı fuar organizatörlerinin nerdeyse tamamının üye olduğu YUFOD’u muhatap almalıdır. Genel olarak yurt içinde fuar alanı işletmecilerinin haksız rekabeti, Anadolu’da kurulan fuar merkezlerinin fuar kentleri stratejisi ile kontrol altına alınması, izin başvurularının değerlendirme kriterleri, fuar destekleri gibi temel sorunları çözüme kavuşturmak gerekmektedir. Almanya’nın fuar endüstrisi sayesinde oluşturduğu katma değerin 40 milyar euro olduğu düşünülürse bulunduğumuz konum bir kez daha derlendirilecektir. Messe Frankfurt’un üçte biri gibi bir ülke cirosuna sahip olmamız yeterince küçük düşürücüdür. Fuarcılık sektörü ülkenin geleceğini ilgilendiren bir sektör. æ#65533;hracat rakamlarımızın artışı fuarcılık sektörünün gelişimine paralel gelişiyor. Dolayısıyla bu kadar önemli bir sektörde eğer bir an önce bir planlama gerçekleşmez ise yabancı firmaların kontrolünde kısır bir sektör olarak kalacağımızı düşünüyorum.
Türkiye ve özellikle æ#65533;stanbul’un uluslararası fuar endüstrisindeki toplam pastadan daha fazla pay alabilmesi için ne gibi çalışmalara ihtiyaç var? Yeni fuar alanları yatırımlarını duyuyoruz. Ancak bu yatırımları gerçekleştiren kurum ve kuruluşların gerekli fizibiliteleri yapmadan bu çalışmaları gerçekleştirmeleri olumsuz sonuçlar doğuracaktır diye düşünüyorum. Bir yerde 20 bin m2 fuar alanı planlanıyor. Başka bir yerde 15 bin m2 fuar alanı planlanıyor. Bir kompleksin bir bölümüne fuar alanı planlanıyor. Bu ne kadar doğru ve fuar firmaları bu fuar alanlarında ne kadar ihtiyaçlarını çözümleyecek. Bu konuda yatırıma hazırlanan girişimcilerin fuar firmalarından görüş almaları gerekmektedir. Bu tür yatırımların plansız gerçekleşmesi sektörümüzün ne kadar kontrolsüz olduğunun da bir göstergesidir.
|




default style
all white
smooth blue
grey
orange